
ABD ile İran’ın pazar günü İsviçre’de yapılan görüşmelerde 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya ulaşma yönünde ilerleme sağlamasının ardından, alt heyetlerin devam ettiği teknik müzakere süreci de başarıyla tamamlandı. İran’ın Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, dün “yaptırımların kaldırılması, nükleer konular, yeniden yapılanma ve ekonomik kalkınma konularında çalışma grupları kurulması kararı alındığını ve müzakere sürecinde bir sonraki aşamaya geçileceğini” açıkladı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise yine dün anlaşmaya ilişkin bölgesel endişeleri ele almak üzere Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn’i kapsayan bir Körfez turuna çıktı. Ancak Washington ve Tahran’ın İsviçre’de aylar sonra yüz yüze gelmesine vesile olan anlaşmaya rağmen anlaşmazlıklar ortadan kalkmış değil.
PARANIN AKIBETİ BELİRSİZ
Tahran ve Washington, anlaşma kapsamında İran’ın dondurulmuş varlıklarının akıbeti konusunda aynı noktada görünse de paranın nasıl kullanılacağına ilişkin farklı mesajlar veriyor. İran’ın Meclis Başkanı ve baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, toplam 12 milyar dolarlık varlığın serbest bırakılması konusunda uzlaşıya varıldığını belirtti. ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın bu parayı “ABD’den mısır, soya fasulyesi ve diğer tarım ürünlerini satın almak için kullanması gerektiğini” savundu. Trump, dün sosyal medyada ise sözkonusu varlıkların “ABD tarafından kontrol edilen emanet hesaplarda tutulacağını” öne sürerken, Tahran’dan da itiraz gecikmedi.

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve Meclis Başkanı Muhammed Kalibaf, dün Maskat’ta Umman Sultanı Heysem bin Tarık ile görüştü.
TAHRAN HÜRMÜZ’DE ISRARCI
İran’ın Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, varlıkların kullanımına ilişkin herhangi bir sınırlama bulunmadığını iddia ederek, “Ülkenin faydasına nasıl olursa o yönde kullanılacak” dedi. Hürmüz Boğazı’nın geleceği konusunda da tarafların açıklamaları örtüşmüyor. Bürgenstock’taki zirvenin ardından arabulucular Hürmüz için bir iletişim kanalı kurulacağını belirtmişti. Kalibaf ise önceki gün Hürmüz’ün artık İran tarafından yönetileceğini savundu. Kalibaf, “Elbette uluslararası düzenlemelere uyulacak, ancak Hürmüz Boğazı’nı İran yönetecek” derken Trump ise dün yaptığı paylaşımda Boğaz’ın “herhangi bir deniz ablukası olmaksızın açık kalacağını” yazdı ancak geçiş idaresine ilişkin bir ayrıntı vermedi. Trump ve ABD’li yetkililer daha önce boğazdan geçişlerin “serbest” olacağını açıklamıştı.
TRUMP ‘KABUL ETTİLER’ DİYOR
Washington’un nükleer denetimlere ilişkin verdiği iyimser mesajlar da Tahran’da karşılığını bulmuş görünmüyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, önceki gün İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) arasında denetimlerin yeniden başlamasına yönelik temasların kısa süre içinde gerçekleşebileceğini öne sürdü. Ancak İran’ın Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Bekayi, “UAEA ile olası işbirliğinin yalnızca parlamentonun ve Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin belirlediği mevcut prosedürler çerçevesinde yürütüleceğini” belirtti. Trump ise yine dün İran’ın nükleer denetime “sonsuza kadar rıza gösterdiğini” öne sürerek “Bunu kabul etmemiş olsalardı, daha fazla müzakere yapılmazdı” iddiasında bulundu.
ABD SENATOSU KARARI VERDİ
Uzmanlar, tarafların 60 günlük müzakere penceresini anlaşmazlıkları nispeten yumuşatacak adımlar atarak tamamlayacağını değerlendiriyor.
Bu arada Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu ABD Senatosu, İran’a yönelik askeri operasyonları durdurmayı hedefleyen yasa tasarısını dün 50’ye karşı 48 oyla onayladı.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri
Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
Bülten Seçimleri
The post Mutabakat etrafında yalanlama döngüsü appeared first on Kilis Egitim.